Önce Ahlak (Ahmet Sandal)

ÖNCE AHLAK - 1
Ahlakın dereceleri kısım kısım yükselir. "Başkalarının iyiliği için kendisini feda etmek", ahlak ve fazilette en zirvedir. Bunu ancak, Peygamberler, Allah'ın evliya ve salih Kulları başarabilir. Ahlakın en taban, en alt seviyesi ise "sana yapılmasını istemediğini başkasına yapmamaktır." Bunu herkes başarabilir. İnsanlar işte ahlakın en düşük seviyesini yerine getirseler, Dünya adeta Cennet olurdu. Yazının devamı

Şehir ve İletişim -3 (Ahmet Sandal)

Şehir ve iletişim denildiğinde, insanın, şehrine sahip çıkması, değerlerine hassas bir gözle bakması, farklı bir bakış açısıyla değerlendirmesini kastediyorum.
Her sabah şehrin sokaklarına çıktığımızda, ilk olarak, şehrin sokaklarına, konaklarına, apartmanlarına, gecekondularına, taş duvarlarına, parke kaldırımlarına, asfalt yollarına, parklarına, bahçelerine, aydınlatma direklerine, duraklarına, ağaçlarına, köpeklerine, kedilerine, velhasıl tüm gördüklerimiz şöyle bir kuvvetlice "esselamünaleyküm" diyelim. Sonra da "aleykümselam" diyerek yolumuza devam edelim. Yazının devamı

Şehir ve İletişim -2 (Ahmet Sandal)

Şehre bir iletişim uzmanı gözüyle, hassas bir biçimde baktığımızda onu kendimize daha yakın görürüz. Kendimizden bir parça biliriz. Kendimizden bir parça gördüğümüzü daha fazla düşünürüz. Gelin düşüncemizi biraz daha yoğunlaştıralım. Şehrin ve şehirde cansız gibi gördüğümüz her varlığın bizle iletişim kurmaya hazır varlıklar olduğunu düşünün.
Düşünün ve ?şehir ve iletişim? hakkında kafa yorun. Ahmet Sandal'ın yazısının devamı

Şehir ve İletişim (Ahmet Sandal)

Şehir, neler barındırır neler. Nice sevince, nice hüzne tanıklık eder. Bu tanıklık, şehrin sokaklarına, konaklarına, apartmanlarına, gecekondularına, taş duvarlarına, parke kaldırımlarına, asfalt yollarına, parklarına ve bahçelerine siner. Bir ah çeker de söyleriz ya; ?şu sokakların dili olsa da konuşsa? diye.
Evet Dostlar evet, tüm bu saydıklarım varlıkların bir dili olsa da konuşsa. Bu saydığım varlıkların hepsini içinde barındıran şehrin bir dili olsa da konuşsa!
Kimler geldi, kimler geçti. Kimler güldü, kimler ağladı. Hangi gözyaşı, nasıl da sel olup aktı gitti. Ahmet Sandal'ın yazısının devamı

Çalışanlara Zamanı İyi Yönetmek Konusunda Tavsiyeler


Zaman, bir sır, bir muamma ve bir bilinmez. Zaman elle tutulmaz, gözle görülmez, içiçe olduğumuz, ancak, mahiyetini tam olarak bilemediğimiz bir kavram, büyük bir değer, eşsiz bir hazine. İnsanoğlu, zaman konusunda aynı denizdeki bir balık gibidir. Balık denizin içinde ancak, denizden habersiz. İnsan da zamanın içinde, ancak, acaba ne olduğunu tam olarak biliyor mu? Zaman, esas olarak, dün, bugün ve yarın diye üçe ayrılır. Gel gör ki, bu da bir zihin aldatmacasıdır. İnsan için, yalnızca içinde bulunduğu bugün vardır. 

Doğru Zamanlama ve Doğru Adresler

Çoğumuz zamanın yetmediğinden işleri yetiştiremediğimizden bahseder dururuz veya bu zamanın içinde iş yaptırdığımız kişi veya işletmelerden şikayet ederiz. Önce şu doğru zamanlama üzerinde duralım. Mustafa Önyurt Yazının devamı

Yusufçuk kuşunun hayalleri

Sabahın ilk ışıklarıyla koşuşan işçiler koca ağacın etrafında toplandılar. Sanki ağaç ellerinden kaçıp kurtulacakmış gibi her biri gözlerini dikmişler bakıyorlar, onu göz hapsinde tutuyorlardı. Beş asırlık bir çınar ağacıydı bu.

Popüler Yayınlar